BİZİM SÖZLER

Türkçe Düşünelim, Türkçe Konuşalım, Anlaşalım

Tag: Hâlâ nasıl yazılır

Hala – Bibi

Hala sözcüğü Arapça’dır. Kullanmayalım! Arapça olan Hala sözcüğü yerine Türkçe olan “Bibi” sözcüğünü kullanalım da, böylece, Türkçe’de Arapça olan hala sözcüğü değil, Türkçe olan Bibi sözcüğü yaygınlaşsın.

- Türkçe konuşanların bir çoğu bibi sözcüğünü kullanılır. Ancak, Arapça olan “hala” sözcüğü daha yaygındır. Oysa, Türkçe’de baba sözcüğüne bu denli yakın bir sözcüğü kullanmamak! Olacak gibi değil.

Baba sözcüğüne bu denli yakın olan bibi sözcüğüdür. Arapça bir sözcük olan “hala” sözcüğü değil. Olsa olsa babanın kız  kardeşi “bibi” olabilir.
Oysa, Türkçe konuşanlar babanın kız kardeşini Arapça çağırıyor.
Arapça baba ne demek, bilen var mı?
Türkçe baba sözcüğü yerine, hala sözcüğünü kullandığımız gibi Arapça baba sözcüğünü öğrenelim ve bundan böyle babalarımızı da Arapça olan baba sözcüğüyle çağıralım.
Ne dersiniz?
İstemezsiniz değil mi?
Niye kullanmayalım ki?
Babalarımızı da babanın Arapça’sı neyse, öyle çağıralım.

Bibi sözcüğünün Arapça olanını kullanıyoruz ve neyi neden kullandığımızı bilmeden kullanıyoruz. Kime sorsam “hala sözcüğü Türkçe midir?”, sorduğum kişilerin tümü “Türkçe” diye yanıt verecektir.

Bilmeden kullanmak!
Bilmeden başka neler yapıyor olabiliriz? Bu konuda kendimizi sorguladık mı?
Bir çoğumuz bilmeden, bildiklerimizin anlamlarını bildiğimizi sanarak yaşıyor olabilir miyiz?
Neyi bilip, neyi bilmediğimizi biliyor muyuz?
Neyi ne kadar bildiğimizi biliyor muyuz?

Hala sözcüğü Arapça demiştik. Bir de “Hâlâ” sözcüğü var ki… Kim, bu sözcükleri Türkçe’de kullanmak için onaylamış? Bilmek ve tanışmak isterdim.
Ayrıca, nasıl yazıldıklarını, kime göre, hangi yerde kullanıldığına göre kim onaylamış, bilmek isterim doğrusu.
Mısır Arapça’sı mı?
Suudi Arapça’sı mı?
Kuveyt Arapça’sı mı?
Tunus Arapça’sı mı?

Yoksa, yoksa Türk Arapçası mı…?

Eskiden orduyla ilişkili ve çok gizli olduğu söylenen ulusal yeryüzü taslak çizimleri (harita), yurt dışından gelen uzmanlara çizdirilirmiş ve o çizimler ordunun çok gizli bölgelerinin belgeleri olurmuş…
Olur mu öyle!
Eğer öyleyse, aslında ordunun kendisini, çizimleri başka ülkelere açıyor, kendi ulusunun kişilerine gizliyor demektir. Bu durum da gerçek gizlenmesi gerekenler için gizlenmemiş anlamını verir. Çünkü güvendiğin ve bu ülkeden olmayan biri geliyor, görüyor çiziyor ve gidiyor.  Gizli olan yerleri bu ülkeden olmayanların bilmesi, kendi yurttaşlarının ise bilmemesi, çok saçma, değil mi?

Şimdi, Türk dilini yaşatmaya çalışacaksın, sıkıştığın yerde, bu sözcüğün Türkçesi yok, koy bir Arapça sözcük… Sözcüklerden sorumlu kişi Fransızca eğitim almışsa, koy bir Fransızca sözcük, olmadı bir İngiliz’e danışalım, yok yok Japonya daha varsıl bir ülke, onlar bilir, Japonca sözcük olsun, mu diyeceğiz?
Kendi yeryüzü taslaklarımızı bu ülkeden olmayanlara çizdirdiğimiz gibi, kendi sözcüklerimizi de bu ülkeden olmayanlara yaptıracak değiliz.

Kendimizi, kendimiz yaratmalıyız. Üstelik yaratabiliriz.
Başkalarının bizi yaratmasına olanak vermeyelim.
Eğer başkaları bizi yaratırsa Bibi ye hala, Baba ya da ebu, ab belki “ded (dad İng.) deriz. Diyelim de olsun bitsin bu iş.
Daha nereye dek kendimizi kandırarak yaşayacağız?
Kemal Şimşek
18 haziran 2012

(Bu yazı, tanımlar dışında Türkçe olmayan sözcük kullanılmadan yazılabilmiştir.)

Hâlâ – Şimdiye dek

- Hâlâ sözcüğü Arapça’dır. Kullanmayalım! - Arapça bilmeyenlerin, anlamadıkları için yanlış kullandıkları hâlâ sözcüğü yerine Türkçe’si olan “Şimdiye dek” sözcüğünü kullanarak, Türkçe olmayan hâlâ yerine Türkçe olanlarını yaygınlaştıralım.

 

 

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.